corbali_yolcu • Tavsiye • Otobüs • 18.08.2026 • 90 sn
Bir arkadaşıma uğrayacaktım, iki gündür hastanedeydi. Evden çıkarken marketten hazır çorba, bir de sevdiği krakerlerden aldım. Canı bir şey isterse vardır diye düşünmüştüm ama ne istediğini de sormadım. Zaten hastanede yemek konuşmak tuhaf gelir diye düşündüm. 113’e bindikten sonra arkadaşım konum atar diye bekledim. Otobüs ilerledikçe Ankara Şehir Hastanesi’nde hangi tarafta ineceğim daha çok kafama takıldı. Daha önce gitmemiştim. Telefonda haritaya bakınca girişler, yollar, bir sürü isim görünüyordu; ekranı yakınlaştırdıkça daha az anladım. Ben zaten hastane çevresinde ters yöne yürüyüp elimde çorbayla dolaşmak istemiyordum. Bir de poşet inceydi, otururken sürekli dizimden kayıyordu. Yanımda oturan kadın telefonuna bakıyordu. Birkaç kez sorayım dedim, sonra vazgeçtim. İnsan tanımadığı birine basit bir şey soracakken bile kafasında gereksiz prova yapıyor. Pardon, hastaneye mi gidiyorsunuz desem olurdu aslında, ama ben durak yaklaşana kadar beklemeyi seçtim. Otobüs duraklardan birinde yavaşlayınca kadın bana dönüp Hastaneye mi gidiyorsunuz? diye sordu. Elimdeki market poşeti fazla belli etmiş olacak. “Evet ama hangi tarafta inilir hiç bilmiyorum” dedim. Ben de oraya yakın ineceğim, dedi. Sonra kısa kısa anlattı: ineceğimiz duraktan sonra yön tabelalarını takip etmemi, ilk gördüğüm kapıya dalmayıp biraz ilerideki genel giriş tarafına bakmamı söyledi. Özellikle Tabelaya bakın, acele edip karşıya geçmeyin” dedi. Sanki bu soruyu daha önce de duymuş gibiydi ama hiç öyle bir tavrı yoktu. Ben de “İyi ki sordunuz, ben soracaktım zaten dedim. Bu cümle ağzımdan çıkar çıkmaz ikimiz de biraz güldük, çünkü belli ki sormayacaktım. Durak yaklaşınca poşeti dizimden aldım, telefonu açtım. Arkadaşımın mesajı yeni gelmişti: Taburcu oldum, eve geçiyorum. Kusura bakma, şimdi yazabildim. Bir an ekrana bakıp kaldım. Kadın inerken bana dönüp Geçmiş olsun yine de dedi. Ben de teşekkür ettim. Otobüsten doğru durakta indim ama hastaneye doğru yürümedim. Durağın kenarında arkadaşıma “Eve mi geleyim, çorba bende” yazdım. Cevabı beklerken poşetin içinden kraker paketi hışırdadı. Çorbanın kapağı hâlâ sıcaktı, en azından elim öyle söylüyordu.