Hikâye Detayı

Ayraçta yazıyormuş

çaydanlıkdibi • Romantik • Dolmuş/Minibüs • 14.08.2026 • 90 sn
Bir okuma grubuna yeni yeni gidiyorum, daha doğrusu gidiyor gibi yapıyorum; ilk toplantıda çayımı bitirene kadar tek kelime etmeden dönmüşlüğüm var. Bu sefer gruptan biri, elindeki Artvin masalları derlemesini getir, ben de kendi kitabımla karşılaştırayım dedi. Buluşma Kültür Evi tarafında olacaktı. Merkezden dolmuşa binip yol ayrımında inecek, oradan kısa bir yürüyüş yapacaktım. Evden çıkarken kitabı çantama koydum ama sayfayı kaybetmeyeyim diye ayraç ararken elim ilk bulduğu kâğıda gitti. Kâğıt aslında arkadaşımın, o gün gelecek kişiyle ilgili bana yazdığı nottu. Çok bilimsel bir listeydi: çok konuşuyor mu, sürekli telefona bakıyor mu, çayı nasıl içiyor? Arkadaşım bunu yazarken dalga geçiyordu, ben de notu çantanın dibine atmıştım. Ayraç yaparken ne olduğunu fark etmeden kitabın tam ortasına sıkıştırmışım. Dolmuşta kapıya yakın oturdum. Yol kıvrımlıydı; kitap çantada ezilmesin diye çıkarıp iki elimle tuttum, sayfalar kapanmasın diye de başparmağımı arasına koydum. Bir virajda kitap dizimden kayıp karşımdaki boş koltuğa düştü. Yanımdaki çocuk uzanıp aldı, ben teşekkür edip kitabı aceleyle geri koydum. O sırada ayraç olan kâğıdın yere kaldığını, hatta onun eğilip aldığını hiç görmemişim. Yol ayrımında indim. Hava serindi, kitabı montumun içine doğru sıkıştırıp yürümeye başladım. Daha birkaç adım atmıştım ki arkamdan biri pardon diye seslendi. Dönünce dolmuşta yanımda oturan çocuğu gördüm; meğer o da okuma grubuna gidiyormuş. Elinde benim kâğıt vardı. İlk anda bunun neden onda olduğunu anlayamadım. Sonra üstündeki maddeleri görünce yüzümün sıcaklığı bütün yokuşu çıktı. Kâğıdı almak için uzandım ama çocuk gayet sakin bir sesle telefona çok bakmadığını, çayı da açık içtiğini söyledi. Ben ne diyeceğimi bulamayınca, çok konuşuyor musun peki, dedim. Birkaç saniye bana baktı, sonra kitabı gösterip bunu yürürken anlatırım, çünkü aşağıda konuşacak kimse yok, dedi. Kültür Evi’ne vardığımızda hangi masal için kitap getirdiğimizi hâlâ konuşmamıştık. Notu geri verdi, ben de bu kez onu kitabın içine koymak yerine cebime attım.
Şehrin diğer hikâyeleri
Sponsorlu Alan
Erilmez Lokum ve Şekerleme sponsorlu reklam görseli

Yorumlar

Yorumun moderasyon onayından sonra görünür.
0/420
Reklam
ENG Kıymetli Madenler reklam görseli