Hikâye Detayı

Poşeti ters tutmuşum

ketçaplıhesapmakinesi • Yemek/İkram • Otobüs • 12.08.2026 • 90 sn
Fuarın son akşamı kuzenle biraz dolaşıp eve dönecektim, o da vedalaşırken elime küçücük bir leblebi poşeti sıkıştırdı, bunu annene götür dedi. Küçük dediği şey de öyle avuç içi kadar değilmiş; ince kâğıt poşete yarım kilo koymuşlar gibi duruyordu. Ben alırken ağzını iyice kıvırdım sanıyorum ama meğer sadece üstten bastırmışım. Merkez duraktan 7A’ya bindim, Binevler tarafına geçeceğim. Otobüs çok dolu değildi, cam kenarına oturdum. Poşeti de dizimin üstündeki bez çantanın içine, dik duruyor zannederek koydum. İlk birkaç durak hiçbir şey olmadı. Telefonla kuzenime fuarda gördüğümüz şeyleri yazıyor, bir yandan da annem çayın yanına bunu koyar mı diye düşünüyordum. Sonra çantanın içinden hafif hafif tıkırdama geldi. Önce anahtarım mı var diye baktım ama anahtar yoktu. Çantayı açmaya da üşendim, belki kulaklık kutusu falan birbirine değiyordur diye düşündüm. Otobüs bir kasisten geçince bu kez bildiğin kuru fasulye dökülür gibi ses çıktı. Hemen çantayı açtım, poşet ters dönmüş, ağzı da açılmış, leblebiler çantanın dibine yayılmış. İnsan çantasında böyle bir görüntü görünce bir an ne yapacağını şaşırıyor. Toplamak istiyorsun ama çantanın içinde zaten kırıntı, fiş, kalem kapağı ne ararsan var. Peçeteyle almaya çalıştım, peçete poşetin kenarına takıldı, daha çok dağıldı. Bir kısmı cüzdanın altına kaçmış, bir kısmı kulaklığın kablosuna dolanmıştı. Üstelik bez çantanın dibinde eski bir nane şekeri de varmış, hangisi leblebi kırığı hangisi şeker kırığı belli değil. Yanımdaki kadın bir kere baktı, sonra hiç bakmıyormuş gibi camdan dışarı döndü, sağ olsun. Ben de kalanları tekrar poşete aktarayım derken otobüs durağa yaklaştı. Aceleyle çantayı kapattım, poşeti de içine bastırdım. İnerken ayağımın altında bir şey ezildi, aşağı bakınca iki tane leblebi ayakkabımın tabanına yapışmış. Eve kadar onları düşürmeden yürüdüm resmen. Annem poşeti görünce neden bu kadar hafif dedi. Ben de fuar hatırası işte, yarısı şehir turu attı dedim. Çayı koydu, çantadan kurtarabildiğim kadarını küçük tabağa döktük. Toz olanlar en alta kaldı, zaten kimse fark etmedi.
Şehrin diğer hikâyeleri
Sponsorlu Alan
Erilmez Lokum ve Şekerleme sponsorlu reklam görseli

Yorumlar

Yorumun moderasyon onayından sonra görünür.
0/420
Reklam
ENG Kıymetli Madenler reklam görseli