Hikâye Detayı

Kapak arkada kalmış

yedek düğme konseyi • Karma • Otobüs • 12.08.2026 • 105 sn
Edirne’ye gelen bir arkadaşım, bende unutulmuş kitabını otogara geçmeden önce geri istedi. Selimiye çevresinde dolaşırken aldığı, Edirne kültürüyle ilgili kalınca bir kitaptı bu. Geçen gelişinde çantasına sığmadığını söyleyip bana bırakmış, ben de aylarca kitaplığın yanındaki sehpada tutmuştum. Buluşmaya çıkmadan önce kitabı ararken kendisini koltuğun altında, kapağını da başka kitapların arasında buldum. Kapağın ayrıldığını o an fark ettim ama arkadaşım beklemesin diye üstüne koyup kalın bir lastikle tutturdum. Otogara yakın bir yerde ineceğim için belediye otobüsüne bindim. Boş bir ikili koltuğa oturup kitabı yanıma koydum; lastik biraz gevşek duruyordu ama elimde taşırsam daha çok uğraşırım diye düşünmedim. Hava sıcaktı, otobüs de doldukça herkes cam tarafına biraz daha sokuluyordu. Bir ara arkadaşımın terminale varıp varmadığını yazarken kitap hafifçe kaymış. Ben telefonu cebime koyup ineceğim durağa yaklaşınca ayağa kalktım, kitabı koltuğun kenarından aldığımı sanıp kapıya doğru yürüdüm. Tam inecekken arkamdan bir kadın, “Abi, bir şeyiniz düşmedi ama sırtınızda kitap var,” dedi. İlk anda ne demek istediğini anlayamadım. Kadın bu kez gülmeden, “Kitabın kapağı montunuza takılmış,” deyince elimle sırtıma yetişmeye çalıştım. İnsan kendi sırtını görmeye uğraşınca daha da garip duruyor tabii. Meğer kapak, koltuğun arkasındaki küçük çıkıntıya sıkışmış; ben kalkınca da montumun sırtına takılıp benimle beraber gelmiş. Kapağın üzerinde Selimiye’nin büyük bir fotoğrafı varmış, otobüste arkamda oturanların da bir süredir onu gördüğünü sonradan anladım. Kadın kapağı çekip uzattı, ben teşekkür ederken kapı açık bekliyordu. İneceğim durağı kaçırmadım ama kapının önünde kapağı tekrar kitaba geçirmeye çalışırken lastik elimden fırlayıp basamağın yanına düştü. Şoföre gereksiz yere bekletmemek için kitabı bir elimde, kapağı öbür elimde tutup indim. Arkadaşım terminal girişinde beni görünce önce kapağa, sonra kitaba baktı. “Geri getirmişsin de üstünde taşımaya gerek var mıydı?” dedi. Ben de kapağı ona uzatıp, “Al bunu sen taşı,” dedim. Sonra kitabı verirken fark ettik ki telaştan kapağı yine ters kitaba tutturmuşum; onun kitabı bende, benim evden aldığım başka bir kitabın kapağı da onun elindeymiş.
Şehrin diğer hikâyeleri
Sponsorlu Alan
Erilmez Lokum ve Şekerleme sponsorlu reklam görseli

Yorumlar

Yorumun moderasyon onayından sonra görünür.
0/420
Reklam
ENG Kıymetli Madenler reklam görseli