Gara erken gittim çünkü geç kalmayı sevmiyorum ama erken gidince de insan kendini fazla emin sanıyor çay aldım perona çıktım valiz yok sadece küçük sırt çantası var hava soğuktu ama garın içi daha soğuk gibi geldi bir süre aynı yerde bekledim karşıda iki kişi konuşuyordu biri sürekli saate bakıyordu ben de ona bakıp doğru yerdeyim sandım sonra anons geçti ama sesi tam anlamadım herkes biraz hareketlendi ben hareketlenmedim çünkü bilmiş gibi duruyordum telefonuma baktım tren saatine baktım sonra peron numarasına baktım yanlış yerdeymişim bunu fark edince koşmadım önce yürüdüm sonra koşar gibi yaptım ama çaktırmadan diğer tarafa geçtim görevli bana baktı bence anladı hiçbir şey demedi trene bindiğimde nefesim hızlanmıştı koltuğa oturdum çayı elimde unutmuşum yarısı dökülmüş montun koluna geçmişti camdan dışarı baktım gar yavaşça geride kaldı yetiştiğim için rahatladım