Hikâye Detayı

Tabureyi kapatamadım

mantarkapaklı • Absürt • Otobüs • 14.08.2026 • 105 sn
Bu hafta sonu Kavaklı tarafındaki kamp işi yaklaşınca arkadaşlar benden çok daha ciddi hazırlanmaya başladı. Grupta biri matının fotoğrafını atıyor, biri yağmurluk soruyor, ben ise iki gece çadırda kalacağım diye evdeki ince hırkanın yeterli olup olmayacağını düşünüyordum. Tam çıkacakken arkadaşım arayıp katlanır taburesini terminale bırakmamı istedi. İşten çıkınca doğrudan minibüse binecekmiş, ben de merkezden belediye otobüsüne atlayıp otogara geçecektim. Tabure ilk bakışta küçücük duruyor ama açılınca insanın özgüvenini temsil eden plastik bir taht gibi büyüyor. Evden çıkarken gayet kapalıydı, hatta çantanın yanına sıkıştırınca işim kolay diye sevinmiştim. Otobüse binerken kapının kenarına hafifçe değdi, yarım açıldı. Ben de aceleyle dizimin arasına sıkıştırdım, iki durak sonra inerim, böyle idare eder dedim. Bir iki durak sonra taburenin ayaklarından biri klik diye yerine oturdu. Sonra öbürü. Ben bastırdıkça daha çok açıldı, kapatmaya çalıştıkça da dizlerimin önünde gururla dikildi. Yanımdaki koltuk boştu ama tabureyi oraya koysam bu sefer gerçekten biri oturuyormuş gibi duracaktı; hem de benden daha rahat oturuyormuş gibi. Çantamı kucağıma aldım, tabureyi ayaklarımla tuttum. Otobüs her fren yaptığında plastik kenarı dizime vuruyor, ben de sanki yolculukta herkes böyle oturuyormuş gibi ciddi ciddi cama bakıyordum. Bir ara karşımdaki camda kendi yansımamı gördüm; dizlerim açık, çanta kucağımda, arada yarım yamalak kapanan tabure önümde. Telefonuma arkadaşımın mesajı düştü: sakın kırma, benim belim onu seviyor. Cevap yazamadım çünkü iki elim kilit yerlerindeydi. Tabureyi ters çevirdim, bir ayağını içeri ittirdim, diğer taraf daha da açıldı. O an bunun benden daha inatçı bir eşya olduğunu kabul ettim. Terminale yaklaşınca ayağa kalkmayı denedim, tabure de benimle beraber kalktı. Kapıya kadar yan yan yürüdüm; ineceğim sırada tekrar kapanır diye umut ettim ama tam tersine bütün ayaklarıyla yere basmaya hazırlandı. İner inmez kaldırımda birkaç dakika daha uğraştım. Bu kez de hiç açılmamış gibi direndi. Tam o sırada arkadaşım geldi, tabureye değil bana bakıp sen bunun üstüne oturmadın mı, dedi. Ben de yok, o bütün yol benim üstüme oturdu, dedim. Tabure hâlâ açık şekilde aramızda duruyordu.
Şehrin diğer hikâyeleri
Sponsorlu Alan
Erilmez Lokum ve Şekerleme sponsorlu reklam görseli

Yorumlar

Yorumun moderasyon onayından sonra görünür.
0/420
Reklam
ENG Kıymetli Madenler reklam görseli