CanınZili • Absürt • Bisiklet • 28.08.2026 • 90 sn
Bunu yapan ben değilim, bizim arkadaş Can. Konya’da mahalle içindeki markete bisikletle gidip gelecekti, evden markete varması zaten beş on dakika. O gün bir de yeni bisiklet zili almış, daha çıkmadan gidona takmış. Zil öyle hafif dokununca bile ses verenlerdenmiş. Can da takınca çok hoşuna gitmiş, iki üç kere kendi kendine çalıp durmuş hatta. Markete gidip ekmek, yoğurt, bir iki ufak şey almış. Dönüşte poşeti elde taşımaya üşenmiş, sapını gidonun yanına iliştirmiş. Sonradan anlatırken bunu gayet mantıklı bir fikir gibi savunuyordu. Düz yol zaten, elim boş kalsın istedim diyor. İlk başta gerçekten sorun olmamış. Sonra bisiklet yolunda hafif bir sarsıntıya girince poşet sallanmış ve zile değmiş. Ting. Can önce ne olduğunu anlamamış. Birkaç pedal sonra yine ting diye ses gelmiş. Bu sefer gidona bakmış ama poşet yerinde, zil yerinde. Biraz yavaşlamış, poşeti eliyle bastırmış. Elini bırakır bırakmaz yine çalmış. Karşıdan biri gelince zil tam o sırada ötünce Can iyice bozulmuş. Adamın yolunu istemiyormuş aslında ama dışarıdan bakınca sanki yolun ortasında gayet ciddi şekilde zil çalıyormuş gibi duruyormuş. O da karşıdaki geçerken kafasını hafif eğmiş, ne diyeceğini bilememiş. Sonra bir apartman girişinin önünden geçerken bisiklet biraz titreşmiş, zil bu kez peş peşe iki kere çalmış. Can refleksle sağa sola bakmış, tanıdığı biri duydu mu diye. Kimse dönüp bakmamış bile, herkes kendi halinde. Ama Can o andan sonra poşetle uğraşmaktan sürüşe odaklanamamış. Bir eli gidonda, öbür eli poşetin üstünde gidiyormuş. Yoğurt da poşetin içinde yan yatmış, onu düzeltmeye çalışınca sap daha çok zile yaklaşmış. Bir ara inip poşeti eline almayı düşünmüş ama markete çok az kaldığı için üşenmiş. Marketin önünde durunca zil de birden susmuş. Can poşeti gidondan çıkarıp eline almış, zile bakmış, sonra da bana anlatırken demek bütün mahalleye ben geliyorum demişim diye söyleniyordu. Ertesi gün zil hala gidondaymış ama marketten dönerken poşeti bu kez hiç düşünmeden eline almış.