sütlüfiltre • Sinir Bozucu • Otobüs • 04.08.2026 • 75 sn
Temmuzda Kültür Yolu Festivali’nin son akşamı arkadaşlarla Millet Bahçesi tarafına gittik, ben aslında kalabalıkta çok duramam ama birinin standında yarım saat yardımcı olurum diye söz vermiştim. Girişte koluma kâğıt bileklik taktılar, öyle bildiğin gevşek bir şey değil, görevli fazla sağlam olsun diye mi yaptı bilmiyorum bileğime tam kilitledi. Akşam boyunca sorun etmedim, hatta elimde çayla gezerken kaybolmamamı sağladı gibi oldu. Etkinlik bitince Serdivan yönüne gece ek otobüsü kalkacağını duyunca yürümekle uğraşmayalım dedik. Otobüse binene kadar bilekliği koparmaya çalıştım, önce tırnağımla uğraştım, sonra çantadan anahtar çıkarıp araya soktum, anahtarın ucuyla açılır sandım ama sadece bilekliğin kenarını pütür pütür yaptım. Otobüste cam kenarına geçtim, karşımdaki kız sürekli koluma bakıyor gibi geliyordu. Ben de bilekliği saklamak ister gibi kolumu çantanın altına soktum, bu kez çantanın fermuarı takıldı. Normalde kimse kimseyle ilgilenmez ya, ben o an bütün otobüsün bileğimdeki kırmızı kâğıda odaklandığına emin oldum. Bir ara telefon ekranından bakınca bileklik yüzünden elim şişmiş gibi de görünüyordu, iyice sinirim bozuldu. Yanımdaki arkadaşım da boş ver evde kesersin dedi ama o rahat konuşuyor tabii, onun bilekliği ilk çekişte çıkmış. Serdivan tarafında inerken kart basacağım diye kolumu uzattım, bileklik cihazın kenarına bir an takıldı. Kopacak diye sevindim, kopmadı, sadece üstündeki yazı yarım kaldı. Eve girince annem ilk olarak nereden geldin diye sormadı, elindeki ne öyle dedi. Ben uzun uzun festival, otobüs, bileklik, fermuar diye anlatmaya başladım. Mutfaktan makası getirip iki saniyede kesti. Bileklik çıkınca bileğimde incecik bembeyaz bir çizgi kaldı, annem de sen güneşe değil bilekliğe yanmışsın dedi, ben de o gece kolumu yastığın altına koyup uyudum.