Bu hikayeyi bana Siirt’te üniversiteye gidip gelen bir öğrenci anlatmıştı A-1 üniversite hattı mı dedi tam öyle dedi sanırım akşam dönüşte otobüse binmiş kampüsten merkeze inecekmiş ama yorgunluktan kulaklığı takıp dalmış son durak mı değil mi onu da kaçırmış zaten hikayenin yarısını ben uyudum diye anlatıyordu bir ara gözünü açmış otobüste iki kişi kalmış biri önde biri arkada dışarısı da karanlık böyle şehir ışığı var ama aralarda kopuk kopuk şoför bir yerde durmuş çocuk önce normal durak sandım dedi sonra kimse inmedi binmedi şoför telefona baktı biraz bekledi o sırada çocuk bir gerilmiş çünkü bilmediği bir yerde mi kaldı yoksa otobüs güzergah mı değişti anlamamış telefonun şarjı da yüzde beşmiş annesi aramış açmamış çünkü korktuğunu belli etmek istememiş sonra şoföre abi merkeze gidiyor mu bu diye sormuş şoför de gidiyor niye korktun mu demiş çocuk yok demiş ama sesi ince çıkmış kendi söylüyor bunu sonra şoför gülmeden tamam az sonra inersin demiş otobüs devam etmiş gerçekten de bildiği caddeye çıkmış çocuk inmiş ama inerken arkasına iki kere bakmış kimse inmemiş peşinden olayın sonunda hiçbir şey olmamış aslında ama çocuk dedi ki bazen hiçbir şey olmaması korktuğun zamanı silmiyor o duraktaki beş dakika aklımda kaldı dedi ertesi gün aynı hatta yine binmiş ama bu sefer kulaklık takmamış ben bunu duyunca çok normal geldi çünkü insan bir kere tedirgin olunca aynı yolu bile başka gözle görüyor