Akşam son otobüse yakın bir saate kaldım hava soğuktu durakta iki kişi vardı sonra onlar başka otobüse bindi ben tek kaldım gelen otobüsün içi neredeyse boştu orta kapıya yakın oturdum cam buğuluydu dışarıyı tam göremiyordum bir cami yanından geçerken ezan okunmuş gibi değil de hoparlörden eski bir ses kalmış gibi cızırtı geldi şoför radyoyu kapattı sandım ama radyo açık değildi bir sonraki durakta yaşlı olmayan ama yaşlı gibi duran bir adam bindi elinde küçük tespih vardı kart basmadı şoföre de bir şey demedi sadece arkaya yürüdü benim iki koltuk arkama oturdu tespihin sesi gelmeye başladı tak tak tak sonra adam çok kısık bir sesle aynı duayı tekrar etmeye başladı kelimeleri tam anlamıyordum ama her seferinde aynı yerde duruyordu otobüs boş olduğu için ses daha çok büyüdü ben ineceğim durağa daha üç durak var diye kendimi tuttum kapı tarafına geçeyim dedim geçemedim çünkü adamın olduğu taraftan kalkmak istemedim şoför aynadan bir kere baktı bana mı ona mı bilmiyorum sonra otobüs bir durakta durdu kapı açıldı kimse yoktu adam dua etmeyi kesti o an içerisi daha kasvetli bir hal aldı şoför kapıyı kapattı devam etti ben kendi durağım gelmeden indim dışarı çıkınca otobüsün arkasından baktım adam camdan bakıyordu mu yoksa camdaki buğu mu öyleydi hâlâ emin değilim ilk defa böyle bir şey yaşadım ürperdim.