an’da Maraş Caddesi tarafından Yüzüncü Yıl Üniversitesi tarafına giden otobüse genç bir kız bindi elinde taşıma çantası vardı çantanın içinden ince ince kedi sesi geliyordu otobüs orta kalabalıktı herkes önce merakla baktı sonra kendi işine döner gibi yaptı ama arkada oturan adam biraz söylendi sabah sabah hayvanla otobüse binilir mi dedi bunu çok yüksek söylemedi ama duyuldu kız şaşırdı cevap vererek veterinerden geliyoruz dedi çantadaki kedi de tam o sırada daha yüksek ses çıkardı adamın yüzü önce sertti sonra biraz yumuşadı neyi var bunun dedi kız aşı oldu korktu dedi işte adamın tavrı orada değişti çünkü az önce şikayet ettiği kediyi şimdi sorularla takip etmeye başladı su içti mi dedi üşür mü dedi çantanın üstü kapalı mı dedi yanındaki kadın adama gülerek az önce rahatsızdın şimdi amcası oldun dedi otobüste küçük bir gülüşme oldu kedi frenlerde çantanın içinde kaymasın diye kız çantayı iki eliyle tuttu ayakta zorlanınca bir öğrenci yer verdi adam da kendi poşetini çekti yer açtı İpekyolu tarafına gelirken trafik yavaşladı kedi yine miyavladı adam bu sefer şoföre çok sarsma kaptan hasta var dedi şoför aynadan ne hastası diye baktı kedi dediler şoför güldü üniversiteye yaklaşırken öğrencilerden biri veterinerlik tarafına yakın durakta inmesini söyledi kız teşekkür etti kız indi kedi sesi uzaklaştı otobüs hareket edince adam yine eski haline dönmek ister gibi hayvan da yoruldu tabii dedi ama artık kimse onun baştaki şikayetini ciddiye almadı çünkü herkes görmüştü önce söylenmiş sonra en çok o ilgilenmişti. Bence şu toplu taşımada hayvan görünce hemen surat yapılmamalı belki veterinerden dönüyordur belki sahibi zaten streslidir sağlam taşıma çantası varsa ve kimseyi riske atmıyorsa biraz anlayış iyi olur Van otobüsünde o gün bir kedi bütün otobüsü değil belki ama bir insanın tavrını değiştirdi